12.12.2021 13:25:00

Kekova

Kekova

KEKOVA (KALEÜÇAĞIZ)

 

Kekova, adından da anlaşılacağı üzere bizim kurduğumuz şehirlere özgü bir şehir değil. Burası Likya medeniyeti zamanında kurulmuş olan bir bölgenin genel adıydı. Bugün ise bu şehir artık karadan uzakta bir adanın adı. Karaya bağlı olan bölgesine bugün Kaleüçağız, eski şehrin kurulduğu ve nekropol alanının bulunduğu kısma da Simena (Kaleköy) diyoruz. Bölgeyi daha ayrıntılı anlatmadan önce buradaki isim karmaşasına son vermek istedik.

 

 

KEKOVA NASIL BİR YER?

 

Kekova bölgesi Antalya’nın batısında yer alan ve Demre- Kaş yolunun üzerindeki doğu ve batı girişlerinden içeri yaklaşık 12 kilometre girilerek ulaşılan izole bir yer. Buradaki yerleşim alanları bugünkü merkezin olduğu Kaleüçağız, karadan sadece yakınına gidilebilen Kaleköy ve bu bölgenin tam karşısında bulunan büyük Kekova adası şeklinde. Fakat yaşam sadece Kaleüçağız ve Kaleköy’de devam ediyor.

 

 

KEKOVA NASIL GEZİLİR?

 

Bu yazımız Kekova hakkında bulabileceğiniz en ayrıntılı yazı olacaktır. Bölgede yapılabilecek tüm etkinlikleri deneyimleyip özenle sizler için anlatmış olacağız. Bu bölgede tatil yapmak istiyorsanız 5 gün ayırmanızı tavsiye ediyoruz. Gittiğinizde ilk seferde burada 5 gün neler yapılır ki diye düşünecek olsanız da yazımızı okuduysanız mantıklı bulacaksınız. Gün gün yerine sizler için her parçayı ayrı olarak anlatacağız. Programı oluşturmak ise size kalmış.

 

 

KALEKÖY VE BATIK ŞEHİR TURU

 

Konaklamanızı araçla ulaşabildiğiniz Kaleüçağız da yapmanızı tavsiye ediyoruz. Buradaki limandan kalkan botlarla çevreyi tanımak üzere sıklıkla kalkan batık şehir turuna çıkarak gezinize başlayabilirsiniz.  Buradan kalkan tekneler sizi iç koyda ve Kekova adasının kıyılarında deprem sonucunda sular altında kalmış kısımları gezdireceklerdir. Bu bölge eski dönemlerde oldukça sık depremlere tanık olmuş. Bölge Akdeniz- Himalaya deprem kuşağında yer alıyor. Bölgede M.Ö. 227 yılında yaşanan büyük deprem çevredeki bir çok şehirde büyük hasara sebep olmuş. Bu yüzyıl içerisinde 5 büyük deprem daha yaşanmış ve bölgede yaşanan su yükselişi bir özellikle Kekova bölgesinde suların yükselmesine sebep olmuş. Daha önceki dönemlerde kara bağlantısı olan yarımada bugünkü şekline ulaşmış. 

 

 

Depremler sonrası şehrin sular altında kalan kısımları ise bugün dalış ve tekne turları ile sizlerin keşfine sunuluyor. Batık şehir turu yaklaşık olarak 1.5 saat sürüyor ve ardından tekneler sizi Kaleköy’e (Simena)  getiriyor. Şehrin denizden görünüşü ise oldukça muazzam.

 

 

Kaleköy’de verilen yaklaşık 1 saatlik molada burayı gezebiliyorsunuz. Restoranları, butik çarşısı ve kalesi ile ayrı bir gezi noktası burası. Eğer bölgede daha sakin bir gezi yapmak isterseniz tekneyle tekrar Üçağız’a dönmek yerine burada kalabilir ve daha geniş zamanda burayı da gezebilirsiniz.

 

 

Kaleköyde çarşıyı tırmanarak geçtiğinizde karşınıza kale geliyor. Simena Kalesi’nin giriş ücreti ise 17.5 lira olup müzekart ile ücretsiz girebiliyorsunuz. Kaleye giriş yaptığınızda oldukça fazla merdiven çıkarak yukarı ulaşıyorsunuz. Bölgenin en yüksek tepesi olan kaleden görülen manzara ise paha biçilmez bir güzellikte. Kalenin tarihsel önemi de oldukça fazla. Kale bölgeye hakim olmuş tüm imparatorluklarca kullanılmaya devam edilmiş. Her gelen topluluk kalede bir kat çıkmış ve bölge savunmasında kullanmış. Kalenin en uzun kullanıcılarından biri de Osmanlı Devleti olmuş. Ciddi manada korunaklı ve savunmaya müsait olan şehir önemini uzun bir süre koruyan nadir Likya şehirlerinden biri olmuş.

 

 

Tekne ile geri dönmek isterseniz son olarak şehrin aşağısında bölgenin ikonu olmuş olan su içindeki lahdi görebilirsiniz. Burası aşağı indiğinizde denizi solunuza alıp yürümeye devam ettiğinizde ortaya çıkıyor. Bölgeyi gezerken ayağınızda sandalet yada terlik olması sizler için iyi olabilir.

 

Eğer tekne ile geri dönmeden bir iki yer daha görmek isterseniz veya vaktiniz hala varsa Simena’nın gezilecek diğer bir tarafıda kalenin doğusunda kalan nekropol alanıdır. Kaleden indiğinizde geldiğiniz merdivenlerden aşağı inmek yerine solunuza dönerseniz kısa bir yürüyüşle lahitlerin bulunduğu noktaya ulaşıyorsunuz. Tepe boyunca uzanan çok geniş bir alanda onlarca lahid görebilirsiniz. Buradan sonra ise pek de fazla bir şey yok. Eğer burada daha fazla vakit geçirmek isterseniz bölgedeki dondurmacılara uğrayabilirsiniz. Bizim favorimiz “Ankh Cafe” dondurmaları. Hepsinden sonra dönmek için enerjiniz varsa nekropol alanının ardından yürüyerek patikadan aşağı inebilir ve yarım saatlik yürüyüşle Kaleüçağız merkezine dönebilirsiniz. 

 

 

KEKOVA ADASI VE TEKNE TURU

 

Bölgede yapabileceğiniz en iyi aktivitelerden biri de kesinlikle tüm gün süren tekne turlarından birine katılmak. Bu turlarla adanın çevresindeki veya ana karaya bağlı olan birçok cennet koyu görebilirsiniz. Bu koyların her biri eşsiz turkuaz renklerde farklı auralarda yerler. Bölgedeki koy sayısı o kadar fazla ki hem doğusunda hem de batısında onlarca koy bulunuyor. Bir turda hepsini gezmeniz elbette imkansız fakat bir yerden sonra hepsi aynı gelmeye başladığı için günübirlik bir tur da sizi mutlu edecektir. Eğer denizde daha fazla vakit geçirmeyi sevenlerdenseniz tatilinizin bir kısmını bölgede yapılan 3-4 günlük denizde konaklamalı turlarla da zenginleştirebilirsiniz.

 

 

Kekova adasının üzerinde yerleşim her ne kadar dağınık olarak görünse de bir noktasında uzun bir yaşamın izleri bulunuyor. Ada üzerinde kurulmuş olan şehir olanDolchiste’nin şehir merkezi ise Tersane Koyu olarak bilinen kısımda yer alıyor. Şehrin diğer yapıları ise batık şehir turunda gösterilen kısma kadar uzanmakta.

 

 

Bölgedeki koylardan en çok sevilenleri ise Delimusa Koyu, Akvaryum Koyu, Korsan Mağarası Koyu, Esmeralda Koyu, Salyangoz koyu olarak sıralayabiliriz. Bu koylara yapılan günübirlik veya konaklamalı turlar bulunuyor.

 


 

APERLAİ

 

Aperlai, adanın çevresinde  kurulmuş olan 4 şehirden biri olarak karşımıza çıkıyor. Aperlai ye karadan ulaşımınız ne yazık ki bulunmuyor. Bu koy Kaleüçağız’ın en batı kısmında yer alıyor. Bir boyunla karaya bağlanan başka bir yarımadanın iki yanında bulunuyor. Şehrin surlarının bulunduğu yer ise boynun batı yakasında bulunuyor.

 

 

Aperlai koyuna yürüyüş yaparak bölgeyi keşfedebiliyorsunuz. Eğer yürüyüş yapmayı ve farklı şeyler deneyimlemeyi seviyorsanız Kaleüçağızın batısından Likya Yolu işaretlerini takip ederek belirgin patikadan yaklaşık 1.5-2 saatlik yürüyüşle koya ulaşabiliyorsunuz. 

 

 

Koyun bulunduğu yerde iki adet işletme bulunuyor. Bunlardan bir tanesi yalnızca restoran hizmeti veren Yörük Ramazan olup şehrin doğu kısmındaki koyda bulunuyor. Diğer işletme ise antik şehrin bulunduğu noktadaki batı koyunda bulunan Purple House oluyor. Burası aynı zamanda konaklama hizmeti de vermekte. İki koyun arasındaki patikanın yürüyüşü ise yaklaşık 20 dakika sürüyor. Bir gün içerisinde güzelce keşif yapabileceğiniz güzel bir etkinlik olarak sizlere burayı da anlatmış olmak istedik.

 

KEKOVA’DAKİ İMKANLAR

 

Bölgede Kekova Adası dışındaki her noktada konaklama için imkan bulabiliyorsunuz. Genel olarak dar bir alana yapılmış olan bu şehirler küçük birer köy görünümündeler. Bu sebeple konaklama için olan işletmelerin sayısı da sınırlı. Bu sebeple bölgede tatil planınız var ise mutlaka öncelerden rezervasyon yaptırmalısınız. 

 

 

Kaleüçağız merkezinde birkaç tane market bulunuyor. Simena’da ise yalnızca bir iki bakkal var. İki bölgede de oldukça fazla restoran bulabiliyorsunuz. Bu restoranlar bölgeden tutulmuş günlük taze balıklardan mutlaka deneyimlemelisiniz. Kaleüçağızdan toplu taşıma ile çıkmak isterseniz de saatlerini bölge halkından öğrenmelisiniz. Her dönem saatler ve kalkış sıklıkları değişmekte. 

 

 

Bölgede yapabileceğiniz etkinlikeri ise sırayla söylecek olursak, günübirlik tekne turları, denizde konaklamalı yat turları, dalış, kano ve antik kent turları olup, yeme-içme için taze meyve dondurmaları ve yöre balık restoranlarında akşam yemeği olarak programlarınıza dahil edebileceğiniz seçenekler mevcut.


 

Yorum Yap
Ad Soyad
E-Posta
Telefon
Mesaj
Doğrulama kodu : 9186
WhatsApp Destek!
Lütfen İletişime Geçmek İstediğiniz Müşteri Temsilcisini Seçiniz