22.10.2022 16:50:00

Paris Gezi Rehberi

Paris Gezi Rehberi

 

BİZCE AVRUPA’NIN EN GÜZEL İKİ ŞEHRİNDEN BİRİ*

Paris, kültürün, romantizmin, eğlencenin, asaletin, ağır başlılığın, gerçek anlamındaki artistli’ğin, edebiyat ve sanatın, modern yaşamın kısaca deniz harici her şeyin başkenti ve belki de en güzeli.

Paris yüksek fiyatları dışında kesinlikle yaşanılacak, alınan her nefeste keyif alınacak bir şehir. Paris’te hayatınızı sürdürme şansını yaşıyorsanız bize de yorum yazın ki detaylı derinlikleri Paris Gezi notlarımızda hep birlikte okuyalım, tüm gezginlerin bildiği gibi Paris ara sokaklarındaki küçük sürprizlerle hiçbir zaman kendini tekrarlamayan renkler sergiliyor ve herkesi Paris seyahatine davet ediyor.

PARİS ULAŞIM

Avrupa’nın turizm cenneti Paris’e nasıl gidilir sorusu için, onlarca seçeneği öğrenmek ve bu romantik rüya şehir içinde Paris ulaşım alternatiflerini öğrenmek için Paris’te ulaşım sayfası sizin.

Paris   

PARİS NOT DEFTERİ

Uzatın: Kalabildiğiniz kadar uzun zaman ayırın. Bitmiyor bu güzel şehir. Eğer 5,6 günlük bir tatiliniz varsa rotaya yeni bir şehir eklemeyip sadece Paris’e ayırın vaktinizi.Görülecekler listesindeki her yere gitmeye çalışın. (Aşağıda) Zaten onlara giderken birçok şeyi de yapacak, birçok güzelliği de göreceksiniz.

Mont Marde’de kaybolun: Bu tepe olağanüstü. Burada bütçe mümkünse paraya kıyıp yiyin için. Hararetli bir şekilde binaların arasında gezin ve mutlaka ama mutlaka kaybolun.

Paris’te aşık olun ya da aşk yaşayın: Paris gezisine sevgilinizle, eşinizle gittiyseniz ona bir de burada bakın, yalnızsanız bir fırsat bulup aşık olun… Aşkı çok daha farklı hissedecek, çok güzel şeyler yaşayacaksınız bu romantik şehirde.

Şarap için: Fransız şarabına diyecek yok. Bizimkinin iki tık güzeli, on tık ucuzu. Zaten şehirde çok para harcayacaksınız (Biraz pahalı bir şehir) marketlere girip 2,3 Euro ve üstü fiyatlardaki herhangi bir şarabı alın çıkın sokaklarda için, bize de bir şerefe derseniz gönlümüz ısınır.

Tadını Çıkarın: Tüm otoritelere göre, tüm itiraz ve tartışmalara rağmen en kötü ifadeyle Dünya’nın en özel şehirlerinden birindesiniz. Paris’i dibine kadar soluyun.

   

PARİS’TE GÖRÜLECEK YERLER

Eyfel Kulesi: Yazacak bir şey yok. Değil Paris’in, değil Fransa’nın, belki de Avrupa’nın simgesi. Tabii ki gidersiniz. Çıkmanız bizce o kadar gerekmez. Etrafında takılmaksa paha biçilmez.

Eiffel Tower

Palaise Royal (Meydan); Louvre Müzesi, Dönme Dolap ,Zafer Takı (Champ’s Elyeese’nin girişi), Versailles Sarayı: Aynı yerdeler.  Louvre Dünya’nın tartışmasız en önemli ve aynı zamanda en çok ziyaret edilen müzesidir , insanlar sadece buraya 5 gün ayırıyorlar. Çok fena sanat düşkünü değilseniz ve zaman kısıtınız varsa 1 gün bence yeter. Sabah erkenden gidin, arada ara verip meşhur cam piramitli kapısına çıkar, çay kahve içer, dinlenir diğer bölümlere geri girersiniz. Gir çık mevcut biletinizle ücretsiz, o yüzden bileti kaybetmeyin. İçeride göreceğiniz zilyon tane önemli eser var, en önemlileri resim olarak Mona Lisa ve heykel olarak Venüs ile Kanatlı Zafer Heykeli

Louvre Müzesi

Bizce bu eserlerden ziyade onu izleyenler fotoğraflık. Müzenin içeriğine vikipedi’den falan bakın lütfen, bayağı bayağı sıkı bir yer. Bu bölgedeki önerimiz sabah başlayan turunuza hava kararınca devam etmeniz çünkü, gece altında ışıklandırılmış bir piramit ve devamındaki dönme dolap, Champ’s Elyeese v.s. muhteşem… Dönme dolaba da bu saatte binerseniz olağan üstü bir Paris manzarası sizindir. Hem kendisi güzel, hem gece manzarası için ideal. 40-50 metre yüksekten iyi bir manzara var. (Gündüz panoramasını çok yerden görebileceksiniz)

Mona Lisa

Versailles’e biz giremedik o zaman, genel yazılar verimli bir tur olduğu doğrultusunda. Siz gidin, bize de anlatın.

Disneyland Europe: Her yaştan ziyaretçinin çok beğendiğini hatırlatmak lazım. Sadece bunun için Paris Dineyland turları düzenleniyor düşünün.

Disneyland Europe

Champ’s Elyeese: Bağdat Caddesi’nin iki tık ciksi. Gezip dolaşması eğlenceli, alışveriş pahalı. Gece gündüz canlı ve önerilesi. Ben bayılmadım ama nasılsa geçeceksiniz yolunuzun üstünde. İnterrail zamanı gece hayatına zaman ayıramıyorduk o yüzden pek bilmiyoruz ama Paris’in gece kalbinin ciddi bir şekilde bu cadde civarındaki kulüplerde attığını hatırlatmak lazım.

 

Sein Rehri: Paris’i ortalayan nehir. Her yerde karşınıza çıkacak zaten. Küçük bir nehir turu, ya da sağında solundaki mekanlarda yeme-içme mantıklı bir fikir.Yapay plajları da fotoğraflayabilirsiniz.

Notr’ Dame De Paris: Kesinlikle çıkmanızı önereceğimiz bir kule/kilise/mabet. Hem tarihi olarak çok çok önemli, hem mimari olarak çok güzel. Sabah erkenden çıkarsanız asıl manzara olan tarafta güneş yemeden Paris’i izleyebilir ve fotoğraflayabilirsiniz. Öğleden sonra çıkarsanız da (maalesef bizim tecrübe) manzaradan bir şey kaybetmezsiniz, güneş gözlüğü yardım eder. Kilisenin içi de hiç fena değil. Önünde de zero point var. Dünya’nın merkezi!!!

 

Mont Marte Tepesi ve Kilisesi (Beyaz kilise): Çoook güzel bir Paris bölümü. Hani filmlerde, hikayelerdeki gerçek Paris sokaklarını hissedebileceğiniz bir tepe ve bölge… Oradaki restoranlarda bi’ akşam yemek yiyin, bir kadeh şarap için, sokak müziklerini dinleyin ve Paris’in romantizmini yaşayın. Tepenin devamındaki kilise oldukça güzel bir yapı, beleş zaten. Akşam üstü falan gittiyseniz ziyaret edersiniz. Ama o sokaklarda bir aşağı bir yukarı inip çıkmak keyif verecek düşüncesindeyim. Caddelerin devamında Amelie filminin çekildiği Amelie’nin barı var, bir şey yok ama fotoğraf çekip hava atmak ya da nostalji yaşamak için hoş bir yer. (Filmdeki dekorlar ve biblo v.s. parçalar duruyor.) kime sorsan esnaftan gösteriyor ama bir şey yok ki orada da diyor. – Katılıyorum.

 

Paris Metrosu: Başlı başına görülecek bir şey. Sık kullanacağınız için de göreceksiniz zaten. Bazı duraklar, oranın özelliğine göre döşenmiş, o da çok keyifli bence, zevk için inip fotoğraflayıp arkadaki trene binebilirsiniz. (Louvre’de falan anlarsınız, resmen istasyon bir müze).

Boulevard de Clichy:  (Blanchee Metrosu’nun çıkışı):Moulin Rouge ve bir sürü tiyatro ile adult içerikli mağazalar (porno dükkanlar v.s.) burada. Moulin Rouge’a girmezsiniz muhtemelen (Kişi başı 50 ilâ 180 Euro arası) ama önünde meşhur Merilyn sahnesini fotoğraflayabileceğiniz, yerden rüzgar çıkan kocaman bir lögar kapağı var. Kızlar etek giysin, erkekler de rüzgarda sallanan bir kıyafetle gitsin derim.

Boulevard de Clichy

Musee d’Orsay (Orsay Müzesi):Paris’in Louvre’den sonraki en önemli müzesi. Özellikle resim sanatı konusunda sıkı eserler var. Önceliğiniz olmasın ama önerilir.

Cimetiere du Pera-Lachaise (Mezarlık): Dünya’nın en meşhur mezarlığı. Bi’ şey yok. Ama bizden Yılmaz Güney, Ahmet Kaya gibi isimler ve dünyadan Victor Hugo, Jim Morrisson gibi meşhurların ve kaçakların mezarları var. Vakit kalınırsa gezilebilir ama genel olarak bakımsız bir mezarlık olduğunu söylemek gerek. Mezarlık turistik olur mu? Paris’teyse ve ülke Fransa göçmen yasalarına sahipse oluyor işte.

The Conciergerie: Bu da Paris’in meşhur hapishanesi.. Gitmedik, yorum yok. Çok öncelik olmaması gereken yerlerdenmiş, biz de vakitsizlikte öyle yaptık. İstiyorsanız Google’yın bi’.

Diğer: Burada biraz google, biraz şansınız, biraz turizm info ofisleri biraz da ayaklarınız size daha yardımcı olur. Paris Opera Binası, Concorde Meydanı, Chaillot Sarayı aklımızda kalanlar.

 

Ayrıca dünyanın her mutfağının temsilcisi muhteşem restoranlar, Parizyen dediğimiz küstah(!) ve havalı Parisli insanlarla yürünen herhangi bir caddede geçirilecek zaman, her kadeh şarap, her lokma çikolata ve sınırsız alışveriş seçeneği Paris seyahatinde gezginleri mutlu edebilecek şeyler.

Paris Restoran

 

Yorum Yap
Ad Soyad
E-Posta
Telefon
Mesaj
Doğrulama kodu : 3865
WhatsApp Destek!
Lütfen İletişime Geçmek İstediğiniz Müşteri Temsilcisini Seçiniz